Etkinlik - Paylaşım

  • etkinlik-tanitim

    Şirketinize katkıları olan faaliyetler, kutlamalar vb. alanlardaki etkinliklerinizi ve etkinlik resimlerinizi siz gönderin biz yayınlayalım. Giriş

ilgili makaleler

PDF Yazdır e-Posta
Cumartesi, 17 Temmuz 2010 11:49

Fabrika müdürü



Büyük Amerikan imalat fabrikalarindan birinin yönetim kurulu üyeleri 

kâr ve zarar hesaplarini incelerken, fabrika müdürünün ayligina takilmislar 

ve bu ücretin yüksek oldugunu düsünmüsler. 

Içlerinden iki kisi seçerek fabrika müdürü denen bu adamin neler yaptigini 

bir görmelerini ve ondan sonra bu konuda karar verilmesini kabul etmisler.

Iki kisilik heyet bir sabah sessizce fabrikaya gitmis ve fabrika müdürünün 

odasina girmis. Gördükleri manzara su olmus: Fabrika müdürü elinde kahve 

fincani,agzinda purosu, etrafa halka dumanlar yaymakla mesgul. 

Masanin üstünde ne bir dosya, ne bir kagit hiç bir sey yok.

Bir müddet kendisi ile oradan buradan konusan heyet üyeleri bu müddet 

zarfinda müdürün hiç bir isle mesgul olmadigini ve yalniz bir kaç basit telefon 

konusmasi yaptigini görmüsler.

Heyet aldigi intibadan memnun Idare Meclisine fabrika müdürü denilen zatin 

yaninda bulunduklari üç küsür saat zarfinda hemen hemen hiçbir seyle mesgul 

olmadigini ve bu bakimdan böyle basit bir is için verilen yillik 100.000 dolardan 

en asagi üçte iki nispetinde bir tasarruf saglanabilecegini söylemis. 

Tabii fabrika müdürü bu indirmeye razi olmamis, isten ayrilmis.

Yeni maasla çalismayi kabul eden bir çok istekli arasinda bir zat yeni fabrika 

müdürü tayin edilmis. Üç aydan sonra idare meclisine gelen imalat istatistiklerinde 

az, fakat dikkati çekecek kadar bir düsme baslamis, fabrika müdürü yenidir, 

tabii bu kadar acemilik olur demisler.

Altinci ayin sonunda üretim ve kar istatistik egrisi bir hayli düsmüs. 

Hatali üretim miktari ise artmis

Eski heyet azalari yeni fabrika müdürünü odasinda ziyaret etmisler. 

Adamcagiz kan-ter içinde, bir elinde telefon, öteki eli evrak imzalamakla mesgul, 

basiyla gelenlere oturmalarini isaret etmis. Gelen giden o kadar çok ki, adamla 

dogru dürüst konusmaya bile imkan olmamis. Fakat heyetin kanaati su olmus; 

böyle canla basla çalisan bir adam basta oldugu müddetçe islerin düzelmemesi 

için hiçbir sebep yoktur, biraz daha bekleyelim.

Sene sonu gelmis, her zaman kâr eden fabrikanin bilançosu zararla kapaninca 

idare meclisi azalari birbirine girmisler ve isi yeniden incelemege baska bir heyeti 

memur etmisler. Yeni heyet, müdürün odasina degil, fabrikaya gitmis ve is basinda 

bekleyen insanlar görmüs, sebebini sormus aldiklari cevap su: Hususi bir döküme
baslayacagiz, fabrika müdürü ben gelmeden baslamayin dedi, biz de bekliyoruz, 

her halde elektrik atölyesinden bir türlü ayrilmaya vakti olmadi.

O sirada gözleri, yasli bir ustabasina ilismis, adami söyle bir kenara çekmisler ve 

fabrikanin eskiye nazaran daha fena çalismasinin sebeplerini sormuslar. 

Yasli ustabasi içini bosaltmak ihtiyacini uzun zamandir hissetmis olacak ki:

-Baylar demis, eski müdürümüz teferruatla ugrasmaz, ileriye ait planlar yapar, 

isi bize birakir, biz de normal zamanlarda onu rahat birakirdik. 

Ani, içinden çikamayacagimiz olaganüstü bir problemle karsilastigimiz zaman 

ancak ona basvururduk ve o zaman da bilirdik ki, o bizim bu sorunumuzu çözecek.

O hakiki fabrika müdürü idi. Güler yüzlü idi,purosunu içer, bizle sakalasir, 

fakat hepimiz için düsünürdü. Simdiki müdür de çok dürüst, iyi niyet sahibi, 

hatta çok daha çaliskan bir adam.
Fakat o hiçbirimize inanmiyor, her isin kendisi tarafindan görülmesini istiyor. 

Yani o, bizim yerimize ustabasilik yapiyor, tabii biz de amele çavusu mertebesine 

düsüyoruz, haydi neyse buna da aldirmayalim, ama fabrika müdürlügü bos kaliyor. 

Elinde purosu,ileriyi görmege çalisan, tedbir alan, düsünen adamin yerinde kimse yok.

Eski fabrika müdürünü tekrar oraya getirmek isteyen idare meclisi, bir senelik aci 

tecrübesinden sonra 100.000 yerine 150.000 dolarla onu ancak gelmeye razi etmis.

* Bu olay; Nüvit Osmay'in "Insan Mühendisligi" kitabindan alinmistir.

Yöneticilik güç bir sanattir. Öyle bir sanat ki, eseri gözle görülmez ve ölçülmesi de 

ancak mukayeselerle vesenelerin tecrübeleriyle biraz mümkün olabilir. 

Onlari ,yalnizca zaman ve o müessesenin çalisanlari degerlendirebilir. 

Onun için günlük takdir bekleyenlerden bu sanatin sanatçisi çikmaz.

Çagdas Yönetici;
*Astlarina deger veren, onlara güvenen, yetki aktarandir.
*Astlarinca güvenilendir.
*Gereksiz ayrintiya girmeyendir. 
*Düsünen, planlayan, hedef koyan ve çalisanlarini o hedefe yönlendirendir. 

*Isini ve isyerini sevendir. 

*Astlarinin isini sevmesini saglayandir. 

*Çalisanlarina bir takim olduklari ruhunu verebilendir, takim çalismasi yapabilendir.

Son Güncelleme: Cumartesi, 17 Temmuz 2010 12:21