Makale Kategorileri

Etkinlik - Paylaşım

  • etkinlik-tanitim

    Şirketinize katkıları olan faaliyetler, kutlamalar vb. alanlardaki etkinliklerinizi ve etkinlik resimlerinizi siz gönderin biz yayınlayalım. Giriş

ilgili makaleler

PDF Yazdır e-Posta
Suat Delice tarafından yazıldı.   
Perşembe, 21 Ocak 2010 13:57

MAİLMAN!

Yönetici, başkaları vasıtasıyla iş gören kişidir. Üst yönetim ve bu kararlardan etkilenen çalışanlar arasında bulunur . Aldıkları her karar hem organizasyonu hemde sorumluluğundaki çalışanları ilgilendirir.

Üstleriniz, astlarınız, özbenliğiniz, otorite ve gücünüz; gruplar, haberleşme ağı, çatışmalar ve amaçlar… Daha nice faktör, yönetici grafiğinin yükselmesine de, düşmesine de sebep olabilir.

Yöneticiler yönettikleri alanın komuta merkezinde bulunur o alanın kalbidir, beynidir. O mekanizmada meydana gelebilecek bir aksaklık, motivasyon düşüklüğü, yanlış yöntemlerin uygulanması kelebek etkisi yaratmaktadır.

Yönetim hususunda ülkelerin kendilerine özgü  farklılıkları olduğunu ama genel anlamda dünyada genel kabul görmüş yönetim kurallarının olduğuna inanıyorum. Yöneticilikte sihirli bir formülünün olmadığına, genel kabul görmüş yöneticilik özelliklerini sağlıklı olarak uygulayan yöneticilerin yada uygulamayan yöneticilerin olduğu kanaatindeyim.Mülakatlarda gördüğümüz hususlardan biride özellikle teknik personelin çalıştıkları şirketlerden ayrılıp, kendi işlerini kurmalarıdır. Belirli bir süre sonrada bu işlerin göründüğü kadar kolay olmadığını anlayıp, iş hayatındaki tecrübe heybesine başarısız iş kurma deneyimini ekleyip tekrar iş arayışına girmeleridir. Eksik olan parça doğru yönetimuygulamalarının eksikliği midir?

Sony 1946 yılında yanmış bir mağazadan şu anda dünya devi olmasını kimsenin bilmediği yönetim tekniklerine mi borçlu? Sanırım hayır.

Son zamanlarda, özellikle krizin en çok yöneticileri yıprattığını görüyoruz. Bu dönemde çalışanlarla sıcak iletişimin öneminin bir kez daha anlaşıldığını düşünüyoruz.

Teknolojinin gelişme sürecinin iş yapış şekilleri ve hızının artması yönetici profillerini nasıl etkilediğini 1950’lerdeki yönetici profili ile 2000 yıllardaki yönetici profilleri arasında hangi farkların olduğunu hiç düşündünüz mü?

Bu konuda en çok gördüğümüz hususlardan biride müteşebbislerin ‘’Eskiden 30 kişilik bir firmaydık birlikte yemeğe çıkardık şimdi 1000 kişiyiz ve o sıcaklığı arıyorum’’ cümlesidir.

Peki bu kadar önemli şirketlerin kalbi olan bazı yöneticiler işyerinde zamanlarını nasıl geçirmektedirler?

Günümüz şirketlerinde çok yoğun bir mail bombardımanı altında yöneticiler. Yapılacak işler, şirket dışı çözüm ortakları, yan ve karşı odada çalışanlardan gelen mailler, bilgi amaçlı gelen mailler, başıma bir iş gelmesin diye atılan mailler, mailler, mailler mailler….

Bu kadar çok mail alınan ve gönderilen ortamda yöneticilerin kendi iş yapma şekillerini departmanlarına yansıtmalarının zor olduğunu ve ekstra çaba gerektirdiğini düşünüyorum.

Galiba kolaylık hepimizi esir almış durumda, asta bir görev mi verilecek mail yaz, yönetim mi bilgilendirilecek mail yaz, mailler sözlü ve sıcak iletişimin yerini almadı mı sizce de.

Mailmanler çevremizi kuşatmış durumda. Planlama, denetim, Koodinasyon, motivasyon vb. yönetim fonksiyonları mail yoluyla uygulanıyor.

Mailler, mailler, mailler aspirin gibi her derde deva mailler.

Maillerle yönetim tarzının yaygınlaştığını ve şirketleri sarıp sarmaladığını görüyorum.

Bu ailenizin olması ve ailede iletişimin yazılı sağlanması gibi bir durum aslında.

Oysa şirketin maillerle yönetildiğini zannedenler aslında büyük bir yanılgı içerinde. Kriz dönemlerinde ve  öneri sistemi uygulamalarında bu eksiklik daha fazla görülüyor.

Mailman! Yöneticilerin ne yazıkki sayılarının arttığını gözlemliyoruz.

Peki nelerden vazgeçiyoruz bu uygulamayla? Alternatif maliyeti nedir bu seçimimizin.

Mailman yöneticilik anlayışı departmanı bir arada tutan görünmeyen hususları zehirlemektedir. İşlerin kalitesinde problem olmasa da departmanın ruhunu ve sıcaklığını kaybetmesine sebep olmaktadır.

Peki neden bu şekilde gelişiyor? Kolaya kaçmak mı? Rafta bekleyen işler mi?

Ailenizle maille haberleştiğinizi hayal ettiğinizde içinizde beliren ürperti, iş hayatında neden farklı olsun ki.

Yöneticiliğin günde 30-40 mail göndermek olmadığı, yöneticiliğin sihirli olmayan formüllerini uygulamanın önemini bilmek gerektiğini düşünüyorum.

Elbetteki mail iş akışını hızlandıran hususlardan biri, elbetteki iletişimi hızlandırıyor.

Hepimiz şikayetçi değilmiyiz bayramlarda, yılbaşı ve kandillerde gelen SMS mesajlarından  sıcacık bir telefon sesini özlemiyormuyuz.

Bu konu Zaman Yönetimi başlıklarından sadece biri olarak görülse de aslında örgüt kültürü ve yönetim alanının bir konusu bence.

Mailman yöneticilerin dünyadaki iş yapış şeklerinin değiştiğini, eğlenen ve keyif alınan departmanların ve şirketlerin fark yarattığını en iyi şirket seçilen şirketlerin çalışan motivasyonunu arttırma çaba harcayan ve başaran şirketler olduklarını görmeleri gerek miyormu?.

Şirketlerin hobi kulüpleri oluşturduğunu görüyoruz. Geziler, eğlenceler, Tatil merkezlerinde düzenlenen yüksek maliyetli faaliyetler......

İş sıkıcıdır çalışın sonra şirket yemeği ile motive olun sonra çalışın sonra gezi yapalım motive olun denklemi doğru bir denklem midir?

Şirketler keyifli bir çalışma ortamı yaratıldığında iş yapılmadığını düşünüyor. Oysa çalışılan ortamdan keyif almayan, beklentileri çeşitli şekillerde kırılmış çalışanların iş kalitelerin yüksek olduğunu düşünmek için yüksek düzeyde iyimser olmak gerekmiyor mu?

Mail yazmanın kolaylığının yanında kaybedilen maliyetlerin yüksekliğini düşündüğümüzde

resmin tamamına baktığımızda farkların daha iyi analiz edilebileceğini düşünüyorum.

Hepimizin mailmanlik konusunda göstereceği özenin gerekli olduğunu düşünüyorum.

MAKALEYİ YAZAN :METİN TAHRAN

 

Son Güncelleme: Salı, 16 Şubat 2010 14:44