| Türk Usulü İş |
|
|
|
| Metin Tahran tarafından yazıldı. |
| Pazartesi, 15 Şubat 2010 03:22 |
|
TÜRK USÛLÜ İŞ Türk iş dünyasında sıkça rastlanan ve tekrarlanan birçok davranış, grup davranışı yaklaşımıyla incelendiğinde aslında çok daha rahat anlaşılabiliyor. Bizde, Türk iş dünyasında yaşanan bazı örnek olayları Türk grup davranışı yaklaşımı ile analiz ettik…
İSTİKRARSIZ PAZARLARA UYUM SAĞLIYOR Gaziantepli bir iş adamı olan Muzaffer Atmaz patentini aldığı Japon anlamına gelen Nippon markasıyla, savaş sonrasında ırak pazarına televizyon ve DVD ihraç etmeye başladı. Gaziantep’te montajı yapılan bu elektronik ürünler, bugün ırak pazarında önemli bir paya sahip. Özellikle Rusya ve Irak gibi bölgemiz deki pazarlar da, Türk girişimcilerin uyum yeteneğini anlatan onlarca girişimcilik örneği bulmak mümkün. Yine Rusya pazarı ilk açıldığında başta Almanlar olmak üzere birçok batılı şirket bu ülkede iş yapmaya çalışmıştı. Ancak, çok büyüme sermaye gücüne sahip olanlar hariç, yabancı şirketler bu pazarda pek tutunamadılar. Oysa yüzlerce Türk girişimci Rusya’da yaşanan ekonomik istikrarsızlığa rağmen pazarda yer edinmeyi başardılar. Aynı durum, Irak gibi bölgedeki diğer pazarlar için de geçerli. Bu durum, Dr. Erol Göka’ nın çalışmasında da ortaya koyduğu gibi Türklerin değişime açık ve uyumlu olmalarından kaynaklanıyor. Bu sayede girişimciler, hem pazardaki değişime hem de yeni ürünlere hızlı bir şekilde uyum sağlayabiliyorlar. Bunun sonucunda da, Türkler bu pazarlarda özellikle ürün satışında ve dağıtımında önemli bir başarı elde edebiliyorlar. Yabancı şirketler, bu pazarlara Türk girişimciler aracılığıyla girebiliyor.
YABANCI ŞİRKETLERDE HIZLI YÜKSLİYOR Belki ilk etapta bakıldığında, dünya genelinde Türk yöneticilerin sayısının çok fazla olmadığı düşünülebilir. Ancak yabancı şirketlerde çalışan toplam Türk çalışan içinde Türk yöneticilerin oranı incelendiğinde, bu oranın yüksekliği dikkati çekiyor. Bu duruma örnek olarak Muhtar Kent’in Coca-Cola Grubunun dünya genelindeki yönetiminin başına getirilmesi verilebilir. Türk yöneticilerin, çok uluslu şirketlerde yakaladıkları başarılarda Türklerin uyum yetenekleri kadar farklı kültürlere karşı hoşgörüleri de önemli bir rol oynuyor.
GEREKSİZ TEKLONOJİ YATIRIMLARI Türk iş dünyasının kısıtlı finansal gücüne rağmen ileri teknoloji yatırımlarına olan düşkünlüğü bilinen bir gerçek. Yüzde 50 nin altında kapasiteyle çalışan milyon dolarlık tekstil makineleri; ayda birkaç defa kullanılan MR cihazları ve yılda bir iki defa kullanılan son model traktörler, bu gerçeğin farklı sektörlerden seçilmiş örnekler. Bu durum, Türklerin en son ve en yeni teknolojiye sahip olma tutkularından kaynaklanan bir grup davranışı.
GAZETE OKUNMAZ TELEVİZYON İZLENİR Bireyle tüketim alışkanlıklarında da, Türklerin en son ve en yeni çıkan ürünlere yönelik ilgilerini gözlemlemek mümkün. Doç. Dr. Erol Göka, bu davranışın Türklere özgü bir grup davranışı olduğunu kaydediyor. Göka bu duruma örnek olarak, Türkiye de gazete okuma alışkanlığının düşük olmasına rağmen televizyon izleme açısından Türkiye’nin dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olmasını gösteriyor. Bu yaklaşıma göre, Türklerin tarihsel psikolojilerinde televizyon yeniyi, gelişmişliği temsil ediyor. Oysa gazete eskiyi ve bir anlamda geri kalmışlığı temsil ediyor.
KRİZLERDE AYAKTA KALIYOR Son 10 yılda Türkiye, üç ciddi ekonomik kriz yaşamasına rağmen gerek şirketler gerekse bireyler bu krizleri beklenenden çok daha az hasarla atlattılar. Bu durumda Türk toplumunda aile kavramının sahip olduğu güçlü konum önemli bir rol oynadı. Türklerde kardeş kavgasına sıkça rastlansa dahi son noktada aile zor durumdaki bireyine yardımcı oluyor. Bu sosyal yapı toplumun krizlere karşı dayanıklılığını arttırıyor.
ORTAK ÇIKARDA BULUŞAMIYORLAR Bu yıl, beş gün ara ile içerik olarak birbirine çok benzer iki hazır giyim fuarı düzenlendi. Fuarların liderliğini sektörün yakından tanıdığı iki isim, İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu ve İstanbul Uluslararası Hazır Giyim fuarı Konsey Başkanı Cengiz Say yaptı. Dışarıdan bakıldığın da olay, tam bir kardeş kavgası görünümünde, Geçen ay başbakan ile yapılan Tekstil Zirvesi’nde de benzer bir bölünme yaşandı. Bir çok olayda, Türk iş adamlarının kendi aralarında gereksiz rekabete giriştiği gözleniyor. D.R Erol Göka Türklerin kendi aralarındaki rekabetin tarihsel psikolojide kökenleri olduğunu kaydediyor. Türk tarihinin kardeş kavgaları ile dolu olduğunu kaydeden Göka, Türklerin kurduğu bir devletin çok büyük bir oranda diğer Türk devletleri tarafından yıkıldığını kaydediyor.
HERKES MÜDÜR UZMAN YOK Reklam ve halkla ilişkiler gibi prestijin önemli olduğu işler başta olmak üzere bir çok sektörde, müdür veya direktör gibi yönetici unvanlarını taşıyanların sayısını uzman unvanı taşıyanların sayısını aşmış durumda. Doç. DR. Erol Göka’ya göre iş dünyasında gözlenen mevki ve makam hırsı ile uzmanlığa saygı gösterilmemesi Türk toplumunda sıkça gözlenen bir grup davranışı.
İNSANİ UNSURLAR ÖNEMLİ Bu çerçevede çalışanlar için mevki ve makamların kolay ulaşılabilir ve kıskançlık kaynağı olmaktan çıkarılmaları; yalnızca hak edenin hak ettiği sürece kaldığı itaat mercileri haline getirilmeleri gerekiyor. Bunun dışında Türkiye’de şirketlerin başarılı olabilmesi için, şirket yöneticilerinin çalışanlarıyla iş dışındaki ilişkilerine de önem vermeleri gerekiyor. Bu kapsamda yöneticilerin çalışanlarıyla iş dışındaki ilişkilerine de önem vermeleri gerekiyor. Bu kapsamda yöneticilerin önemli günlerde çalışanların hal ve hatırlarını sorması; hastalık, cenaze, evlilik gibi özel günlerde çalışanın yanında bulunmaları gibi davranışlar çalışanların motivasyonu açısından büyük önem taşıyor. Türk toplumunun yabancı kültürlere karşı hoşgörüsü ve yeni olana karşı açık olması Türk şirketlerinin uluslar arası iş birliği gerektiren projelerde cazip bir ortak olmalarını sağlıyor. Ülkemizdeki uluslar arası şirketlerin bu durumu kanıtladığını ifade eden Erol Göka ‘Türkler itaati oldukça önemseyen bir grup davranışı sergiler.Türk çalışan amiri hangi milletten olursa olsun işine tam bir bağımlılık gösterir; milliyetçi tutum alanlar dahi asla sadakatsizlik etmez’diyor.
Platin Dergisi – 2006 Nisan |
| Son Güncelleme: Cuma, 05 Mart 2010 10:15 |






